Metrobüsteki İki Genç – ALINTI

Metrobüsteki İki Genç – ALINTI
Benim adım Burcu, özel bir firmada çalışıyorum. İstanbul’da yaşıyorum. Yaklaşık 5 yıldır evliyim. Evimiz İstanbul anadolu yakasında fakat yeni girmiş olduğum iş avrupa yakasında ve bayağı uzak. Sonuçta ücret şirket aracı ve yan hakları ile uzun yol daha bir çekilir hale geliyordu. Şirkete ilk girdiğimde idari işler departmanı bana geçici bir araç vermişti. Bu araçla bir süre gidip geldim. Arabadan çok anlamama rağmen araçta bir sorun sezinliyordum. Havalar soğuduğunda araç çalışmasında özellikle sabah saatlerinde sıkıntı artıyordu. Şirkete bildirdiğimde en kısa sürede çözeceklerini söylemişlerdi.
O sabah yine erkenden kalkıp hazırlandım. Özellikle o gün sabah saatlerinde çok önemli bir toplantım vardı.

Satış işinde olduğumdan bu işin en önemli hilesi olan göze hitap etme konusunda elimden geleni yaparım. O sabah da diğer günler gibi güzel bir makyajla başladım güne, bir kadının seksi olması kendini seksi hissetmesinden geçer. Vücudum bu konuda bana yardımcı olacak kadar güzeldi.Fakat ek olarak kıyafetlerimle bu güzelliği olabildiğince sergilemekten de hoşlanıyorum. Aslında üniversite çağlarından beri teşhircilik ve kendimi sergilemekten zevk alıyorum. Kendimi seksi ve ilgi odağı olarak hissetmek her zaman her kadın gibi benimde hoşuma gidiyor.
O gün diğer günlerdeki siyah jartiyerim, dantelli yarı transparan sütyenim ve siyah çoraplarımla yine aşırı seksi hissediyordum. İç çamaşırlarımın üzerine ince bir kumaştan dizimin 4-5 parmak üstünde biten eteğimi giydim.

Giyinmekle sanırım fazla vakit kaybettim. Acele ile evden çıkarak otoparka gittim. Arabaya binerek kontağı çevirdiğimde başımdan aşağı kaynar sular boşaldı. Arabadan sadece “tık” sesinden başka hiç bir ses gelmiyordu. Biraz uğraştım fakat yapılabilecek pek bir şey yok gibiydi. Şirketteki ilgili kişiyi aradım. Bugün aracı aldıracağını söyledi. Fakat ben toplantıya geç kalıyordum. Hemen sitenin önüne çıkarak bir taksi buldum. Karşıya sadece arabayla geçen birisi olarak uzun süredir toplu taşımayı kullanmamıştım. Aslında en son üniversitede kullanmıştım sanırım.
Taksici karşıya geçmenin en hızlı yolunun Metrobüs olduğunu söylemişti. O gün istanbulda hafif bir kar vardı ve köprüler tamamen kilitlenmişti. Vapur iskelelerine inen yollarında çok kötü durumda olduğunu söylemişti. Yapılabilecek en mantıklı şey metrobüs oluyordu bu durumda.

“Şimdi metrobüs kalabalık olur isterseniz ilk durağa götüreyim” demişti taksici

Mantıklı bir teklifti. Biraz daha uzaktı ama sonuçta şirketten alacaktım taksi parasını. Üstelik oturarak gitmek gideceğimiz yolu düşününce en mantıklı seçim olacaktı.

Metrobüs istasyonuna geldiğimde gecikmeye başladığımı düşünüyordum. Hemen istasyonun merdivenlerine yöneldim. Turnikeleri gördüğümde büyük hayal kırıklığına uğradım. Metrobüsler sıklıkla kalkıyordu ama kesinlikle yeterli değildi. İnsanlar bir anda koca otobüsü dolduruyor hemen sonra diğer geliyordu. Nasıl binecektim bu kalabalıkta. Değil oturmak ayakta yer bulmak bile sorundu.

Bunları düşünürken bir araç durdu kendimi kalabalığa bıraktım ve işte otobüsün içindeydim artık. Hemen orta kısımda bulunan geniş alana geçtim. Otobüsün içi dışarısından sonra gerçekten çok sıcaktı. Paltomu çıkararak elime aldım. Yüzümü cama dönerek yolu izlemeye başladım. Metrobüs üniversite servisi gibiydi. Binenler genelde ellerinde kitapları kulaklarında kulaklıkları ile üniversite öğrencileriydi.Metrobüs duraklara geldikçe otobüsün içerisinde dalgalanmalar ve yer değiştirmeler oluyordu. Bir iki durak sonra iyice dolmuş ve tam anlamıyla balık istifi durumuna gelmiştik.

İlk o zaman hissettim.

Kalçama belli belirsiz bir el dokunuyordu. Acaba tesadüf müydü? Metrobüs çiseleyen kar nedeniyle yavaş ilerliyordu. Hava kapalı olduğundan arkamdaki elin sahibinin yansımasını camdan görebiliyordum. Genç bir üniversite öğrencisiydi.

Duraklara geldiğimizde yavaşladık. Evet kesinlikle tesadüf değildi. Arkamdaki adam kalçamı elliyordu. Eteğimin ince kumaşından jartiyerlerinin klipslerini çoktan hissetmiş olmalıydı. Aşırı bir heyecan duymaya başlamıştım. Karnımda kelebekler uçuşuyordu.

En son ne zaman bu şekilde hissetmiştim acaba.

Hareketsiz kalmamdan cesaret almış olmalı popomu artık okşamaya başlamıştı.

Islanıyordum.

Otobüsün ani frenlemesi ile bu sefer kalçamda bir sertlik hissettim. Arkamdaki genç tamamen bana dayanmıştı. Yarrağı ile tenim arasında sadece iki kumaş parçası kalmıştı. Heyecanım giderek artıyordu. Bir yandan çekiniyor bir yandan devam etmesinin heyecanı sarmıştı bedenimi.

Otobüsün hareketleri ile yarrağını kalçama sürtüyordu. Sertliğini hissedebiliyordum. kalçamdaki baskının yanında sol bacağımda bir el hissetmiştim. Bol olan eteğim yavaşça yukarı çekiliyordu. Parmakları çorabımın üzerinde dansetmeye başlamıştı bile.
Yavaşça sağ tarafıma döndüm. Acaba kimse farkına varmışmıydı. Sağımda bir genç erkek daha vardı. Kitaplarını sol eliyle tutuyordu arkamdaki ise sağ eliyle. Tutunmalarına zaten gerek yoktu. otobüs hareketlerimizi kısıtlayacak kadar doluydu. Sanırım bu ikisi arkadaştı. Yanımdaki elini cebine sokmuştu ve göz ucuyla bana bakıyordu. Etrafımızda diğer kişilerin ise genelde sırtaları bize dönüktü. Yanımdaki bluzumun düğmelerinden göğüslerimi hayal ederek mastürbasyon yapıyor olmalıydı.
Bunun düşüncesi, giderek yükselen el ve kalçalarımın arasında devamlı sürtünen sertlik iyice ıslanmama neden olmuştu.

Bir anda arkamdaki elini bacağımdan çekti. Ne olduğunu anlamaya çalışırken yeniden eteğimi kaldırmaya başlamıştı. Kalçalarımın arasındaki sertliği daha iyi hissetmeye başlamıştım.

Yoksa fermuarından yarrağını mı çıkarmıştı? Tahrik olmuştum. Arkamdakini tam göremesemde yarrağını, başını ve kıvrımlarını hissetmeye başlamıştım. El giderek yükseliyordu. Artık çorabımın sınırlarını aşmış kasıklarıma yükseliyordu. Eteğim iyice yukarı sıyrılmıştı. Sol tarafı kapabilmek için mantomu sol elime aldım. Sağ yanımdakini zaten tahrik etmek istiyordum. Yavaşça elimi çeneme dayadım amacım bluzumun düğmelerinden birini çözmekti ama bu hareket ile biraz eğilmek zorunda kalmıştım.

Arkamdaki bunu davet olarak algılamış olmalı ki tenimde ateş biri hissettim o yarrağı.

eteğimin arkasın tamamen kalkmış olmalıydı. Gerçi kimin umrunda olacaktı ki.Blüzumun üstten bir düğmesini daha çözdüğümde yavaş yanımdakine baktım. Artık o da yarrağını dışarı çıkarmıştı. Gerçekten büyüktü ve tamamen ereksiyon olmuştu. Pantolunun dışında kalan kısmında en 20cm olduğunu sanıyordum. Elimi indirdim. Ellerimiz teması ile ufak bir irkilme oldu bedenimde.
Arkamdaki ise bu arada durmamıştı artık bacak aramda gidip geliyordu hafif hafif.
İki ateş parçası arasında ince dantelli stringden başka bir şey yoktu artık. Yanımdaki genç çok hafif yan dönmüştü. Bu arada küçük parmağımdan nazikçe tutarak yarrağına götürdü elimi.

Bayılmak üzereydim artık.

Elim nabız gibi atan yarrağın üzerindeydi amımın hemen dışında ise başka büyük bir yarrak sürtüyordu. Islaklığımın o kadar artmıştı ki eminin külodum artık sırılsıklam olmalıydı.

Otobüsün fren yapmasıyle yanımdakinin yarrağını yakaladım artık heyecandan ne yapacağımı bilmiyordum. Yanımdaki sadece göz ucuyla dantelli sütyenimden görünen göğüslerime bakıyordu.
Birden külodumun string kısmından yana çekildiğini hissettim. Artık yarrak ile amım arasında hiç bir sey yoktu. Biraz eğildim. Onun içime girmesini istiyordum. Bu pozisyonda içime girebilmesi için en az 17-19cm gerekiyordum. Yarrağın kafası amımım dudaklarını zorlarken elimle yanımdakine masturbasyon yapıyordum.

Birden içime girdi. Kafası ne kadar büyüktü acaba. amımım içinde nabız atışını hissediyordum. Hafif hafif ileri geri giderek insanların ortasında kalabalığın içinde beni sikiyordu. Dizlerim titriyordu. Bunu mutlaka hissetmiş olmalıydı.

Bir süre sonra bir anda içimden çıktı ben ne olduğunu anlayamadan bacaklarımın arasından sıvıların aktığını hissettim. Boşalıyordu. Acaba eteğim ne kadar ıslanmıştı. Elimdeki yarrağın damaarlarının şiştiğini hissettiğim anda ise geç olmuştu. İlk salvosu hemen dizimin altına isabet etti.
Artık kasıklarımdan ve dizlerimden spermler akıyordu. Arkamdaki genç geri çekildi hafifçe eteğimi düzeltti bu sırada elimde ki yarrak son spermlerini üzerime bırakmıştı ellerim döl içindeydi.
İkiside toparlandılar. Bir süre beklediler sanırım benim toparlanmam için süre tanıyorlardı. Bende elimden geldiğince toparlandım.

Artık ineceğim yere gelmiştim Acaba indiğimde beni takip ederlermiydi?
Kafamı öne eğerek arkamı döndüm orta kapıya giderek durma düğmesine bastım. Durakta indim. Arkama bakmaya çekiniyordum. Takip ediyorlar mıydı? Acaba takip etmelerini mi istiyordum. Otobüsten iner inmez montumu giymiştim fakat bacaklarımın arasında spermlerin sızdığını hissediyordum.

Ofise döner dönmez tuvalete girdim. eteğimin ıslak değildi. Spermleri temizledim. Hemen toplantı salonuna geçtim.
Müşteriler bekliyordu zaten ben yokken çene çalarak vakit geçirmişlerdi. Islaklık nedeniyle hemen oturdum. ıslaklığı belki saklamıştım ama yüzümdeki muzip kızarıklık kalmıştı.
Odadaki tek kadın bendim ve o kadının bacaklarından döllerin sızıyor olduğunu biliyor olsalar ne düşünürlerdi.

İşi aldık.Tokalaşırken bir anda bana bakan gözlerin nereye odaklandığını anladım.
Bluzumun düğmelerini kapamamıştım.

Bir cevap yazın