Yasak her zaman çekicidir! (1)

Yasak her zaman çekicidir! (1)
Hava yine çok sıcak…

Klimalı mekanlardan çıkmak hiç akıl kârı değil. İyi ki mesleğim gereği günün en sıcak saatlerini, bol klimalı bu hastanede geçiriyorum. Bu uzak yerde, sıcaktan daha az etkilenmeme neden olsa da sıkılmışlığıma hiçbir çözüm getirmiyor bu hastane…

Zorunlu olarak buraya gelmişler ve zorunlu olarak burada yaşamak durumunda kalmış “buralılar” dışında hiç kimsenin hatırlamayacağı yerde, 3.ayım doldu. 3 aydır tek sosyal aktivitem internet. Kadınlar sosyal hayatın neredeyse hiçbir yerinde yok! İlginçtir insan yollarda bacakları görünen kadın görmeyi arzulamaya başlıyor. Sırf bacaklarını açtığı için bir kadına yiyecek gibi bakmayı çok mantıksız bulan ben, şimdi çok iyi anlıyorum bu içgüdüyü.

Sürekli porno sitelerdeyim. Türlü türlü pornoları izleme telaşıyla, evde geçirdiğim tüm zamanımı porno izlemeye ayırıyorum. Belki de yanlış yapıyorum zira açlık duygum daha da keskinleşiyor.

Bu aralar sürekli olgun kadınların olduğu videolar izliyorum. Kocasını aldatan kadınlar, oğlunun arkadaşıyla yiyişen milf’ler, kızının sevgilisini ayartan anneler…

Herhalde cinselliğe duyduğum acayip özlemi ancak benim gibi açlıkta olan bir kadın tatmin eder diye düşünüyorum. Videolar ve hayaller güzel olsa da video kapandığı anda gerçeklikle başbaşa kalıyorum. Peşine düşeceğim tek bir alternatif bile bulamıyorum. Sonra tekrar pornolara dönüyorum. Öyle ki masturbasyon bile yapmıyorum sadece rüyalarıma havale ediyorum boşalma işini. Çünkü gerçeğine en yakın tatmini rüyalarımda yaşıyorum…

Sürekli bir boşluk kovalıyorum. Hemen “yakın yerlere” kaçabileceğim bir küçük tatil. Bu açlığı bastırabilmek için bir fırsat. Ama yakın zamanda mümkün görünmüyor…

Yukarıdaki satırların yazılması üzerinden iki ay geçti. Hayatımda değişen bir şey yok. Tek yenilik iki haftadır hastanenin başka bir bölümünde çalışmam. İki haftadır acil servisteyim ve bundan da mutluyum çünkü çok yoruluyorum. Yorgunluk bazı şeyleri düşünmesini engelliyor insanın. Yoğunluğun yanında birşey daha getirdi acil servis bana kadın çalışma arkadaşları! Hemşireler!

Nöbet üsulu çalışıyoruz, her nöbetimde değişmeli olarak yanımda olan tam dört kadın çalışma arkadaşım var. Hiçbirisi afeti devran değil hatta ikisi gerçekten çok çirkin ve aşırı kilolu. Hepsinin normal hayatlarında başı kapalı ama manyak bir başhekim yüzünden hastanede başlarını açıyorlar. Tabi hemşire formaları da giyiyorlar.

Kilolular doğal olarak bekar 🙂 yaşları da 30 civarı. Onlarda benim gibi geçici bir süreliğine mecburen gelmişler buraya. İtiraf etmeliyim ki onlardan da etkilenmeye çabaladım. Bir süre chubby ve bbw videoları izledim ama olmadı. Hele ki hastaneye geldikleri o ilk anlar yok mu! Dışarının sıcaklığından anında etkileniyorlar ve acil servise girdikleri an odayı bir koku kaplıyor. Ter kokusu! Birazcık daha zayıf olsalar onlarla bişeyler yaşamak için herşeyi yapardım hatta hoşuma da giderdi. çünkü o chubby videolarındaki tontoşlar iyiden iyiye tahrik ediyorlardı beni. Ama bunlar gibi kilolusuyla porno çekmeye bile kimse cesaret edememiş.

Diğer iki hemşire ise evli. 26 yaşındaki en genç hemşirenin kocası hastane müdürü. Bunun gerçekten gideri var. Normal hayatta dönüp bakmazsınız. Kapalı bir kadın ve yaz-kış uzun kapalı kıyafetler giyiyormuş. Açıkçası o kıyafetlerle göze takılabilir, herşeyini gizlemeyi başarıyor. Lakin hastaneye gelip, formaları giydiğinde durumun hiç de öyle olmadığını görüyorsunuz. Vücut hatları daha belirginleşiyor. Gerçi o yine saklamaya çabalıyor ama başhekim sağolsun o çabasının bir sınırı var. 1.65 boylarında kilosu çok ideal. Esmer bir kız, hiçbir ekstra özelliği yok. ama işte bazen hiçbir ekstranın peşine düşmüyorsunuz. Bakımlı olduğu belli. Onu her gördüğümde tahrik oluyorum. Ufak ufak temaslara girmeye çalışıyorum ama kesinlikle çok dikkatli. Zaten ben de hastane müdüründen çok çekiniyorum. Ama yine de uzun aylar sonra onu hayal ederek masturbasyon yaptım hem de hastanede.

Sonuncu hemşire ise 36 yaşında, evli, buralı. Şehir dışında okumuş. Okurken bir memleketlisi ile evlenmiş. Okulları bitince buraya gelmiş yerleşmişler. Kocası öğretmen, merkeze yakın bir köyün öğretmeni. Adı damla. O da normal hayatında kapalı fakat müdürün karısı gibi aşırı muhafazakar değil. Sosyal alışkanlıkla kapalı sanırım. Uzun, siyah, kıvırcık saçları var. gözleri de siyah. Yaşına göre vücudu şaşırtıcı derece de iyi. Tabi doğum filan yapmamış. Muhakkak bir problemleri vardır çünkü buralarda o kadar yıl evli kalıp da tercihen çocuk yapmamak imkansız.

Hemşireler arasında en iyi damla ile anlaşıyorum. Sürekli üniversite yıllarından bahsediyor. Çok özlediği belli. Tabi yakın olmamızın en önemli nedeni ise tek sigara içenin o olması. Sık sık çıkıp dışarıda sigara içiyoruz. Açıkçası ona hiç hallenmedim. Sebepleri ise belli; bir tek o buralı ve en başından beri bana çok yakın ve abla kadar duyarlı. Börek yapmışlığı filan da vardır. Ondan sonra birkaç kere ev yemeği filan da yedim. Nedense onun hakkında düşündüğüm; bana burada yaşamı kolaylaştıracak imkanlar verebilecek olması. Aramızda net bir samimiyet ama net de bir mesafe var. Abla duyarlılığı ile yaklaşıyor bana zaten ben de abla diye hitap ediyorum ona. Kocasının çok fazla tanıdığı var ve birçok ihtiyacım konusunda benim için kocasını arayıp tavsiye aldı, tanıdıklara yönlendirdi.

İki ay sonra tekrar beni bişeyler yazmaya sevk edenler ise bu gece gerçekleşti!

Üç gün kadar önce damla abla ile birlikte nöbetçiydik. Beni bu gece için evlerine çağırdı. Yemekli oturmaya 🙂 Eşi artık tanışalım demiş, “o kadar yardımımız dokundu o da muhabbeti ile bize biraz yardım etsin” demiş. Kısa bir duraksamadan sonra kabul ettim. Bu dostluğun faydalarını gördüm belki daha fazlası da olur diye düşündüm. Buralı olmayan birinin buralı bir koruyucusunun olması çok önemli çünkü.

Bu satırlar yazılmaya başlamadan saatler önce, bu gece 7 gibi evlerine gittim. Ne damla abla ne de ben nöbetçi değildik. Ben sabah saatleriyle beraber porno alemlerine daldım. Akşamın 6’sına kadar da başka hiçbirşey yapmadım. Duş alıp hazırlanıp evden çıktığımda ise bütün gün porno izlemekten acayip bir pişmanlık duydum. Çünkü taşaklarım patlayacak gibi ağrımaya başlamıştı. Keşke evden çıkmadan önce asılsaydım diye düşündüm ama artık çok geçti. Gece uyurken korkunç bir patlama bekliyor beni diye içimden geçirip gülümsedim.

Kapıdan içeri girdiğimde damla ablanın bütün gün mutfakta olduğunu anladım. Korkunç güzel kokular geliyordu. Onun harika yemek yaptığının tek kanıtı bu kokular değildi! Kocası da ayaklı bir kanıttı resmen. Adam bin kilo 🙂 Tonton bir abi! Hoş sohbet, Güleç bir adam. Bu bölgenin en büyük ailelerinden birinin okumuş birkaç çocuğundan biri. Kısa bir tanışma faslından sonra yemeğe geçtik, sonrasında da salonda çay keyfi. Abartmadan yedim ama damla’nın eşi bektaş abi neredeyse beni de yiyecekti. Çayın yanına da kuruyemiş getirdi damla abla. Seçip seçip onu da yedim. Bolca badem 🙂 Porno seansı aklıma geldi birden 🙂 O kadar porno üstüne de badem, bu gece taşşakklarım patlamazsa iyi diye düşündüm…

Damla abla evin içinde de kapalıydı. ekonomik olarak bir sıkıntıları yok gibiydi. Herşey bir aşiret çocuğunun hayatına uygunda tek çelişki bunca yıllık evlilikte çocuk olmamasıydı.

Sürekli üniversite yıllarından konuştuk. Hem bektaş hem de damla çok özlüyorlardı belli ki o yılları. Bektaş artık alkol almıyordu ama üniversite yıllarındaki alkol hikayelerini anlatmaktan pek mutlu oluyordu. Sanırım ben onların geçmişleriyle olan bağı olmuştum o gece. Görevim anılarımı anlatmak, onların esk**en gördüğü yerlerin şimdiki hallerini anlatmak karşiliığında da onların burada dostluklarını kazanıp imkanlarından faydalanmaktı. Gayet mantıklı bir alışveriş diye düşündüm kendi kendime.

Gecenin ilerleyen saatlerinde tüm enteresanlıkları başlatacak şeyin sinyali geldi. sıkıştım. Evet abdest bozmam gerekiyordu. Hem de acil. Bektaş abiya lavabonun nerede olduğunu sordum. Hemen gösterdi, damla ablaya da seslendi “temiz bir havlu çıkardın değil mi lavaboya” diye. Fakat bir sıkıntı vardı çünkü bektaş abinin beni yolladığı yerde sadece alaturka tuvalet vardı. Neredeyse yıllardır kullanmadığım alaturka tuvalet. Boyum 1.92, bacaklarımda çok uzun. Dolayısıyla alaturka tuvaleti kullanırken çok zorlanıyorum.

Aptallık etme dedim kendi kendime, klozet var mı diye sormanın nesi yanlış olabilir ki! Tekrar salona geçtim ve durumu izah ettim. Birden patladılar deli gibi gülmeye başladılar. Neticede anlayışla karşıladılar. Banyolarının içinde bir klozet varmış ama kullanmıyorlarmış. Benim kullanabileceğimi söylediler. Damla abla önde, ben arkada gittik banyo’ya. Damla klozetin üstüne konmuş, kirli sepeti olduğunu tahmin ettiğim şeyi indirdi. Sağını solunu kontrol edip çıktı. Neyse ki bu dertten kurtulmak üzereydim.

Klozetin üzerinde işimi yaparken, etrafı süzmeye başladım. Geleli birkaç saat olmuştu ama duşa kabin hala kurumamıştı. Demek ki ben gelmeden hemen önce birisi duş almıştı. Klozetin dibindeydi duşa kabin rahatlıkla açabilirdim. Sessizce açtım. Tuhaf bir hissiyat içindeydim. Özellerine girmek haz duygumu tetiklemişti. Acaba hangisi duş aldı diye düşünürken, duşa kabinin köşesindeki yüreğimi hoplatan ayrıntıyı fark ettim. Kullanılmış ağda bantları…

Bir anda kalp atışlarım hızlandı. Hemen işimi bitirdim. Korkunç bir sessizlik içinde kalktım klozetten. Duşakabinin içini incelemeye başladığımda kendiliğinden ereksiyon oldum. Kalp atışlarım iyiden iyiye hızlandı. Acayip bir deneyim yaşıyordum. Ağda bantları neden burada bırakılmıştı. Demek ki acele kullanılmıştı ve aceleyle çıkılmıştı diye düşündüm kendi kendime. “yasemin kokulu, bikini bölgesine özel hassas ağda bandı” paketin üzerinde bu yazıyordu. Kullanılmış bantları incelemeye başladım. Üzerine küçük küçük, kıvır kıvır, siyah kıllar yapışmıştı. Damla ablanın amının kıllarına bakıyordum. Ereksiyonun zirvesindeydim artık, taşaklarım ise patladı patlayacak. Kokladım ağda bantlarını… Yasemin kokusundan başka birşey yoktu. Bir an damla’nın amının öyle koktuğunu hayal ettim. İnceden sikimi sıvazlamaya da başladım bu arada. Demir gibi olmuştu resmen. Hayatımda hiç bu kadar sertleşmiş miydi bilmiyorum.

o sırada aklıma kirli sepeti geldi! Bir süre önce bu banyoda amının kıllarını alan damla, mutlaka kilodunu da değişmişti.

Artık kalbim çıkacak gibi olmuştu. sepeti açar açmaz, en üstte o kilodu gördüm. pembe bir kilot ne çok modern ne de ebem kilodu tanga değil ama o tüm götü kaplayanlarda da değil. Bir elimi aletimden çekemiyordum. Diğer elimle kilodu alıp direk burnuma dayadım. işte o an çıldıracak gibi oldum. Hafif ter, amın kendine has kokusu ve aradan süzülen bir yasemin kokusu. Damla abla’nın bakımlı amının imitasyonunu içime çekiyordum resmen. Sikime sürmeye başladım kilodu. Kokusu sinsin isterdim ama bu mümkün değildi. Tekrar koklamaya başladım. İlginçtir terlemeye de başlamıştım. Damla’nın kiloduyla sevişiyordum resmen. Tam o sırada banyonun kapısı tıklatıldı. Ve damla’nın sesi duyuldu.

-Canım iyi misin? Merak ettik.

Kekeleyerek cevap verdim. Perişan olmuş vaziyettedim. Kilodunu koklarken, sikimi sıvazladığım kadın kapının hemen arkasındaydı.

– İyiyim abla, geliyorum şimdi

derken gelmeye başladım. Lavaboya akıtıyordum spermlerimi. Elimde hala onun kilodu vardı, hala kokluyordum ve o hala kapıdaydı.

– Tamam canım hadi çabuk gel, kahve yapıyorum. Şöyle kahveyle beraber bir keyif sigarası içelim.

“keyif sigarası”, “çabuk gel” o bunları söylerken ben elimde onun kiloduyla, lavaboya neredeyse bir su bardağı döl akıttım. Resmen hayatımın en mükemmel orgazmlarından birini yaşamıştım…

Lavaboyu temizledim, yüzümü yıkadım, ağda bantlarını aldığım yere koydum. Duşakabin’i sessizce kapatıp hızla çıktım.

Aynen damla’nın dediği gibi kahvemin yanına bir sigara yaktım. Zevk sigarası 🙂 Bektaş abi yüzümü yıkadığımı fark etti. Bişeyin mi var dedi. Valla açıkçası biraz tuhaflaştım dedim. Damla abla öyle şeyler hazırlamış ki, beni öyle mutlu eden şeyler sundu ki neredeyse patlayacaktım dedim 🙂 Uzun zamandır böyle şeylerle karşılaşmıyordum, biraz zorladı dedim 🙂 Gülüştük 🙂 Hınzır hınzır kurduğum cümleleri sadece ben anlıyordum. Onlarla tamamen farklı duygulardaydık ama bu durumun kendi bile başlı başına tahrik ediciydi.

Şimdi ise evimdeyim. Yine porno izliyorum ama bir farkla. Tüm milf videolarında damlayı hayal etmeye başladım. Hala video izlerken masturbasyon yapmıyorum. Tekrar taşaklarımda sprem biriktirmeye başladım. Ama bu sefer daha hızlı dolacak, çünkü video izlerken sürekli Damla’nın kilodunu kokluyorum 🙂 O kilodu ne ara cebime koydum, hatırlamıyorum…
————————————————————————————

Not: Devamı bu yazının alacağı tepkilere göre gelecektir.

Bir cevap yazın